Oynadığı sert rollerin üstesinden başarıyla gelen Atilla Olgaç, Show TV'de pazartesi günleri yayınlanan 'Pars Narkoterör'de Mehdi'yi(Haldi) oynuyor on bölümdür.
İran'dan Türkiye'ye giriş yapan uyuşturucuya yön veren bir baron o. Kızının narkotik polisi olması bile umrunda değil; tek derdi kazanacağı milyon dolarlar. Kötü bir karakteri canlandırsa da yaptığı işten mutlu Olgaç. "Bunu birilerinin oynaması ve kötünün insanlara gösterilmesi lazım." diyor. Pars Narkoterör'ün uyuşturucu ticaretini deşifre etmek gibi bir misyonu olduğunu da düşünen oyuncu, dizinin diyaloglara boğulduğu eleştirilerine katılmıyor: "Belki sürekli kan gövdeyi götürmüyor, izleyicinin böyle bir beklentisi olabilir; ancak bizim dizimiz insanları düşündürmeye, onlara doğru yolu göstermeye yönelik. Bu diziyi Kurtlar Vadisi ile karşılaştırıyorlar. Biz insan öldürmüyoruz, izleyicinin düşünmesini sağlıyoruz. Geçenlerde emniyet 13 ton eroin yakaladı. Bunlar önemli şeyler. Okul önlerindeki uyuşturucunun nasıl geldiğini anlatıyoruz izleyiciye." Her yıl 18 Mart'ta Çanakkale Zaferi'nin yıldönümünde gündeme gelen 'Bizim neden bir Çanakkele filmimiz yok?' sorusuna da değinen Olgaç, "Ben oyuncuyum, ama bunu yapımcıların düşünmesi lazım. Bu konuda bir eksiklik olduğuna katılıyorum. Çok iyi bir Çanakkale filmi mutlaka çekilmeli." diyor.
'Biz insan öldürmüyoruz, izleyicinin düşünmesini sağlıyoruz'
17 Mart 2008 PazartesiPosted by admin at 02:18 0 comments
Labels: atilla olgac, haldi, kurtlar vadisi, mehdi, Pars Narkoteror, Pars Narkoterör, show tv
Osman Sınav'a ödül verilmeli
15 Mart 2008 Cumartesi
Osman Sınav'ın dizilerini bu sütunlarda pek çok kez fazla şiddet içerdiği için kıyasıya eleştirdim. Kimi zaman da gerçek gündemden haber damıttığı için alkışladım. Bugün sıra yine övgüde... Sınav'ın son dizisi Pars: Narkoterör'ü izlerken fon olarak yine en güzel halk türkülerinin kullanıldığını fark ettim. Sınav, daha önce de dizileri aracılığıyla hayatında bir kez bile türkü dinlememiş gençlerin kulağına halk ezgilerimizi değdirmeyi başarmıştı. Örneğin Kurtlar Vadisi sayesinde pek çok türkü yeniden popüler hale gelmişti. Deli Yürek'te de benzer fon müzikleri kullanılmıştı. Kapıları Açmak dizisinde hem ebru sanatının tanıtılması sağlanmış hem de Türk Sanat Müziği'nin en güzel motiflerinden biri olan "gazeller" gündeme getirilmişti. Bir başka Osman Sınav dizisi Pusat'ta ise Türk Halk Müziği ile son yılların popüler müzik akımı Rap arasında son derece etkileyici bir köprü kurulmuştu. Acı Hayat da Türk Müziği'nin sıkça fon olarak kullanıldığı yerli dizilerden biri olmuştu. Ben Kültür Bakanlığı'nın, konservatuar yöneticilerinin ya da folklor derneklerinin yerinde olsam, Osman Sınav'ı Türk Halk Müziği'nin tanınıp, yaygınlaşmasına sağladığı katkıdan ötürü bir ödülle onurlandırırdım.
Posted by admin at 02:54 0 comments
Labels: aci hayat, kapılari acmak, kurtlar vadisi, osman sinav, Pars Narkoteror, pusat, türkü
En belirgin yukselis Pars Nartoteror’de
10 Şubat 2008 PazarMilli maçı geçebilen üç dizi var:
Onları da hepiniz ezbere sayarsınız değil mi? Elbette Binbir Gece, Yaprak Dökümü ve Kurtlar Vadisi Pusu. Bu üç dizi bütün rakiplerinin en büyük kabusu. Bu hafta milli maç falan demediler, reytinglerde ay-yıldızlı 11’imizi de geçtiler. Ekrandaki dizi savaşlarında bu üç yapım rakiplerinden belirgin şekilde öne çıkıyor. Onların arasına katılabilmek içinse neredeyse yüze yakın dizi kapışıyor. Bu üçlüye illa birini dahil edeceksek Arka Sokaklar’ın ismini zikredelim.
Çünkü Arka Sokaklar da gerek yayın gününde, gerek haftanın diğer günlerinde verilen tekrar bölümlerinde sürekli ilk beşin içinde yer alıyor. Dönelim geçen haftanın analizine. Zirvede değişen bir şey yok. Binbir Gece, son andaki Kerem’in annesi kimdi bilmecesiyle haftalardan beri gerisinde kaldığı Yaprak Dökümü’nü AB Grubu’nda altına aldı. Ancak aynı dizi Tüm Kişiler’de bu hafta da yine Kurtlar’ın gerisinde kaldı. Haftanın en belirgin yükselişi Pars Nartoterör’de, en büyük düşüşü ise Sıla’da yaşandı. Reyting listelerinin zirvesinin önemli ortaklarından Sıla, bu hafta listede yer alamadı. Bıçak Sırtı’nda da yüreğimi ferahlatan bir çıkış hissediliyor. Asi’nin seyircisi de artık oturdu; o da hemen onların ardı sıra geliyor.
Posted by admin at 23:59 1 comments
Labels: kurtlar vadisi, narkoterör full, Pars, Pars Narkoteror
Osman Sinav sunar: Pars Narkoteror
21 Ocak 2008 Pazartesi
Osman Sınav, yeni dizisi "Pars - Narkoterör"de narkotik polisleri, terör örgütleri ve uyuşturucu kaçakçıları arasındaki üçgeni anlatıyor
Hikâyesi Osman Sınav ve Aybars Bora Kahyaoğlu tarafından yazılan "Pars - Narkoterör" başlıyor. Çekimlerine Van'da başlanan ve İstanbul'da devam eden dizinin yazım süreci yaklaşık üç ay sürdü. Müziklerini ise başta "Kurtlar Vadisi" olmak üzere pek çok dizinin müziklerine imza atan Gökhan Kırdar yaptı.
İstanbul Narkotik Şube Başkomiseri Şamil Baturay, birlikte çalıştığı nişanlısı Zülüf ile onun ailesini ziyaret için Van'a gittiğinde ise kendisini uyuşturucu baronlarının ortasında bulur.
Zülüf'ün ailesi uyuşturucu ticareti yapmaktadır. Bundan İstanbul Narkotik'te çalışmasına rağmen, Şamil'in de haberi yoktur.
Şamil ile Zülüf'ün aşkı, genç adamın jandarma binbaşı olan ağabeyinin uyuşturucuyla ilgili bir operasyonda şehit düşmesi üzerine daha da imkansız bir hal alır. Şamil, ulaştığı bazı bilgilerle intikam için uyuşturucu baronlarının peşine düşer.
PARS NARKOTERÖR
Yapımcı: Singraf - Osman Sınav
Yönetmen: Metin Günay
Senaryo: Aybars Bora Kahyaoğlu
Görüntü Yönetmen: Tevfik Şenol
Müzik: Gökhan Kırdar
Oyuncular: İbrahim Çelikkol (Şamil Baturay), Seda Bakan (Zülüf), Oğuz Galeli (Mert Karacabey), Nida Şafak (Asena Soydan), Atilla Olgaç (Mehdi), Leyla Bilginel (Süreya), Osman Soykut (Haydar), Müge Ulusoy (Minel Karacabey), Hüseyin Soysalan (Vahit Seyran), Erdal Cindoruk (Ziya Keskinoğlu), Rana Cabbar (Seyit Cevad)
Posted by admin at 02:00 0 comments
Labels: Aybars Bora Kahyaoğlu, Gökhan Kırdar, kurtlar vadisi, osman sinav, Pars, Pars Narkoteror, Şamil Baturay, Zülüf
Atilla Olgac - Mehdi
9 Aralık 2007 Pazar
Atilla Olgaç 28 Temmuz 1944 yılında İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Tiyatro ve seslendirme sanatçısıdır. "Türkiye Satranç Federasyonu Başkanı olan babam Kahraman Olgaç, o sevinçle iki ton kömür taşımış. Bana, sanatçılığı aşılayan babam. Kimya Mühendisi olmayı düşünsem de babamın 'Herşey olabilirsin ama bir de sanatı denesen' sözlerinden etkilendim ve 2 kez konservatuar sınavına girdim ancak kazanamadım. Olmayınca şan bölümüne girdim, sonra da tiyatro bölümüne geçtim. 70 senesinde mezun oldum, Ankara Devlet Tiyatrosu'na girdim. 73 yılında askere gittim. Teskereme bir gün kala Kıbrıs Çıkartması yapıldı. Savaşan tek Devlet Tiyatrosu sanatçısıyım. 70 yılında evlendim, 13 senelik evliliğimden bir oğlum var. Daha sonra Nurhan Damcıoğlu ile evlendim, 10 sene de onunla evli kaldım. Şimdi de Türkan Olgaç ile evliyim. 3 yaşında Naz adlı bir kızım var."
Kendisi ile yapılan röportjdan alıntı:
"Rollerim elbiselerim gibidir. O gün hangi rolüm varsa o elbiseyi giyerim, rolüm bitince de rol elbisemi çıkarırım” diyen başarılı oyuncu, rollerini çocukları gibi sevdiğini ve oyunculuğu zevk alarak yaptığını dile getiriyor. Ancak Devlet Tiyatrosu sanatçısı Attila Olgaç, 44 yıldır tiyatro yaptığını ve ayda sadece bin 500 YTL kazandığını söylüyor. Artık para kazanmak istediğini dile getiren oyuncu tiyatroyu bıraktığını ve bundan sonra dizi-lerde oynayacağını belirtiyor. 25 yıl boyunca da dublaj yaptığını ve birçok ünlü yüze sesini verdiğini söyleyen Olgaç; “İnsanlar beni sesimden tanır. Tüm baba adamlara sesimi verdim. En çok Anthony Hopkins ve Robert De Niro'yu severek konuştum”
VADİ'DE HEP 'KÖTÜ'LER ÖRNEK ALINDI
Kurtlar Vadisi'nde Kılıç rolüyle daha da çok tanındığını belirten Olgaç, “Kılıç çok küçük bir roldü. Öyle bir karakteri ben oyunculuğumla ortaya çıkardım. Hâlâ da onun mirasını taşıyorum. Herkes bana Kılıç diye hitap ediyor” diyor. Kurtlar Vadisi'nin Türkiye'de bir ilk olduğunu dile getiren oyuncu; “İnsanlar bunu önceleri adi bir mafya dizisi olarak gördüler ama bir baktılar ki, Türkiye'de yaşanan gerçekleri anlatıyor, izlemeye devam ettiler” şeklinde konuşuyor. İzleyenlerin dizide kötüleri örnek aldığını ifade eden Olgaç; “İyi olmak sorumluluk ister, insana zor gelebilir. Bakarken at gözlüğüyle değil de balık gözüyle bakmak lazım. Yani olaylara her yönüyle bakmak lazım. Maalesef bizim toplumumuz zor şeyleri görünce hemen kaçıyor” diyor.
Vitrine ne koyduğuma bakarım
Zaman buldukça kendi dizisini izlediğini söyleyen Olgaç; "Yaptığımız iş bir vitrin işi. İnsanlar nasıl vitrine koyulan bir şeyi görüp beğendikten sonra alıyorlarsa, bizim işimiz de böyle. Oyunculuğumuz beğenilirse izlenir. Bu nedenle nasıl olduğumu görebilmek adına kendimi izlerim" diyor.
Rol aldığı diziler ve filmler:
Pars Narkoterör 2007 Mehdi
Yıldızlar Savaşı 2007 Macit
Yağmurdan Sonra 2006 Enki Ziya Alan
Kurtlar Vadisi 2003 Kılıç
Hayat Bilgisi 2003 Hidayet Hoca
Yapayalnız 2001
Vay Anam Vay 2001 Feyzullah
Mercan Kolye 1998 Seyfi
Yangın Ayşe 1997 Temel
Gözlerinde Son Gece 1996
Özlem, Düne... Bugüne... Yarına 1995
Kuruluş / Osmancık 1987 Selçuklu Beyi
Ağıt 1971
Posted by admin at 05:37 1 comments
Labels: ankara devlet tiyatrosu, atilla olgac, kurtlar vadisi, mehdi, nurhan damcioglu, Pars, Pars Kiraz Operasyonu, Pars Narkoteror, türkan olgaç, yagmurdan sonra